İspanya’da Öfkeliler: “Biz Facebook’ta değiliz. Sokaklardayız!” – Önder Özdemir

2011 yılı Mayıs ve Haziran aylarında İspanya’nın 58 ilinde yaklaşık 1 ay süren işgal eylemleri yaşandı. Bu eylemler Mısır’daki gibi devletin başını alaşağı eden bir devrim değildi. Ama toplamda 2.2 milyon insanın katıldığı son dönem İspanya tarihinin en büyük “Öfkesi” idi.
2011 yılında Mısır’daki devrimden hemen sonra İspanya’da ne olmuştu?
8 Mart 2011 tarihinde Öfkeliler (indignados) hareketi adına “Şimdi Gerçek Demokrasi” (Democracia Real Ya) adı ile bir Facebook sayfası açıldı. Bu Facebook sayfası 15 Mayıs günü için kemer sıkma politikaları ve yolsuzluğa karşı bir gösteri çağrısı yaptı. Bu gösteriye Madrid ve 57 İspanya şehrindeki yüz binlerce kişi katıldı. 15 Mayıs akşamı gösteri bittikten sonra sadece 50 kişi Madrid’in merkezindeki Puerta del Sol meydanında çadır kurarak gece kalmaya karar verdi.
17 Mayıs sabahı çok erken saatlerde polis tarafından zor kullanılarak çadırlar sökülünce sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla binlerce İspanyol, Meydan’a yöneldi ve 1 ay sürecek olan protesto kampını kurdu. Ülkenin diğer meydanlarında da başka çadır kamplar kurulması Madrid’i takip etti.
Doksanlık Fransız siyasetçi Stephane Hessel’in gençleri ekonomik adaletsizliğe karşı ayaklanmaya çağıran 2010 tarihli “Öfkelenin!” isimli kitabı İspanyadaki ayaklanmaya adını verdi.
Öfkeliler sol/sağ adlandırmasının, mevcut partilerle sendikaların kendilerini temsil etmediğini ve başka bir şeye ihtiyaç duyduklarını söylüyorlardı.
Öfke sokağa dökülmeden önce nerede saklanıyordu? Sosyal medya bu öfkenin açığa çıkmasına nasıl bir rol oynamıştı?
İspanyol halkı 15 Mayıs 2011’den önce neden hareket geçmemişti?
Öfke birikiyor!
İspanyadaki ekonomik krizin öfkenin birikmesinde payı büyüktü. 2011 yılındaki işsizlik oranı ülke genelinde %22, gençlerde %47’yi aşmıştı.
İktidardaki Zapatero’nun İspanyol Sosyalist Partisi krize karşı neoliberal çözümü, yani kamu harcamalarını kısıp işçi haklarını budamayı benimsemişti.
Ülkede bir boyun eğmişlik hali hâkimdi. Mevcut kurumlar, örgütler ve partiler halkın talepleri çerçevesinde halkı harekete geçir(e)miyorlardı.
Sendikalar ürkek tepkiler veriyordu. Aynı krizi yaşayan Yunanistan’da 2010 yılında 10 adet genel grev yapılırken İspanya’da sadece 1 adet o da sınırlı etki ile yapıldı.
15 Mayıs eyleminden önce Madrid’de metro işçileri grevi olmuştu. Gazeteler, TV kanalları işçileri suçlu gösteren yayınlar yaptı. Aynı durum hava trafiği işçilerinin de başına geldi. Hükümet ve medyanın oluşturduğu hâkim duygu “bir şeyi protesto ediyorsanız bir parça deli olmanız gerektiği” yönündeydi. Bu da halkı öfkelendiriyordu.
İnternet özgürlüğünü kısıtlayan bir yasa Parlamento’da Şubat 2011’de onaylandı. Akademisyenler ve avukatlardan oluşan bir grup buna tepki olarak 6 Şubat’ta www.nolesvotes.com yani “oy yok” web sitesini kurdular. Bu siteden 22 Mayıs’ta yapılacak yerel seçimlerde “İnterneti yasaklayan yasayı kabul eden partilere oy yok!” çağrısı yaptılar. Ancak bu kampanya hiçbir zaman sokak gösterilerine dönüşmedi.
Öfkeyi biriktiren sokağa dönük birçok kampanya “Geleceksiz Gençlik”, “Ev kredisi Kurbanları Platformu”, “Estado Malestar”, “Şimdi Gerçek Demokrasi” gibi gruplar tarafından yapıldı.
Geleceksiz Gençlik (Juventud Sin Futuro- JSF) farklı ideolojilerden solcu eylemcileri birleştiren radikal bir öğrenci-gençlik hareketi idi. “İşsiz Evsiz Korkusuz!” sloganını benimsiyorlardı. JSF Hareketi Twitter ve Facebook’u hareket geçme aracı olarak çok etkin kullandı. Sokaktaki eylemleri örgütlemek hedefi ile sosyal medyayı kullandılar. JSF 7 Nisan’da birkaç bin kişi ile 15-M’nin provası sayılabilecek küçük bir gösteri düzenlemişti.
İşsizliğe karşı kampanyalar düzenleyen Estado Malestar grubu da iletişim olarak sosyal medyayı kullanıyordu. Logoları Facebook’un yukarı doğru başparmak yerine aşağı doğru hali idi. Logonun yanında “no me gusta” (beğenmiyorum) yazıyordu. Tüm etkinlikler Youtube’a yükleniyordu. Bu hareket 2011 yılı başından itibaren her Cuma günü Madrid’in merkezindeki Puerta Del Sol meydanında ve 30 farklı şehrin meydanlarında katılımın az olduğu protesto gösterileri düzenliyordu.
Sosyal medya sokağa çağırıyor!
Asıl olarak “Şimdi Gerçek Demokrasi” (Democracia Real Ya-DRY) Öfkeliler Hareketinin 15 Mayıs eylemine seferber edilmesinde çok önemli roller üslenmiştir.
DRY Facebook sayfası siyasi inançları ve hayat tarzları ne olursa olsun hükümetin dayattığı kemer sıkma politikalarından ve krizden etkilenen herkesi temsil etmek amacını taşıyordu.
DRY Facebook sayfası üniversite mezunu iki genç tarafından kurulmuştu. Yeni bir dil kullanmaya özen gösteriyorlardı. 3 Nisan’da yayınlanan Facebook mesajları şöyle idi: “Hırsız politikacılar ve bankacılar, bir hiç olduğunuzu asla bir şey yapamayacağınızı aklınızdan çıkarmayın!”
DRY Facebook sayfanın açılışından birkaç gün sonra “Devrim 15 Mayıs’ta başlıyor. 15 Mayıs bizim günümüz!” Mesajları ile eylem çağrısı yaptılar. Bölünmüşlüğü ve ataleti aşmanın bir fırsatı gören farklı politik gruplar DRY Facebook sayfasının başlattığı 15-M(ayıs) çağrısına sahip çıktılar. Çağrıyı sendikaların içinde yer almadığı 200 kadar sivil toplum örgütü de destekleyecekti.
DRY Facebook sayfası ile coşkuları ateşleme, duygusal bir itki yaratmak istediler. 15 Mayıs günü muazzam kalabalık bir toplanacağı izlenimini uyandırmak için çok çaba sarf ettiler.
Facebook sayfasında “Toma la Calle” yani “Sokaklara Çıkın!” sloganını kullandılar. Bu slogan İspanyol gençlerini internete bağlı Facebook’a kapılıp gitmiş gençlik olmak yerine aktif sokak gençliği olmaya çağırmaktaydı. DRY sayfasında Facebook’un interaktif özellikleri çok iyi kullanılıyordu. Örneğin gönderilen bir mesaja takip edenlerin yanıt vermesi, yorum yapması bekleniyor ve editörler bu yorumlara yanıtlar yazıyordu. Sokaklarda görülebilir olmak için, internet erişimi olmayanlara erişmek için sokağa yönelmişlerdi.
15-M hareketini destekleyen tüm örgütler DRY sitesinden afişleri alıp dijital kopya yaparak İspanya’nın her yerine astılar.
Tüm bunlar olurken ana akım medya tam bu hazırlıkları görmezden geldi.
15 Mayıs 2011 günü Madrid’de 50 bin civarında insan sokaklara dökülmüştü. Barcelona’da 20 bin, Valencia’da 10 bin kişi ve İspanya genelinde toplam 58 şehirde on binlerce kişi sokaklarda idi.
Gündüz yapılan gösteriden sonra eylemin akşamı sadece 50 kişi meydanda sabahlama ve meydanda “Gerçek Demokrasi”nin ne olduğunu tartışma kararı aldılar. Bu konuda fikir birliğine varıncaya kadar meydandan ayrılmama kararını verdiler. DRY Facebook sitesi de bu işgali onaylayarak duyurdu. 16 Mayıs’ta Barcelona Katalunya meydanında birçok kişi aynı şekilde toplandı.
Mısır’da olduğu gibi hareket “protesto çadırları”na dönüşünce, iletişimin ve örgütlenmenin odağı kademe kademe internetten sokaklara kayacaktı. 17 Mayıs sabahı polis çadırlara müdahale edince tepki büyüdü. Ve Twitter ve Facebook’ta #nonosvamos (gitmiyoruz) etiketli mesajları ile destek çağrısı başlatıldı.
Twitter’daki #15M etiketi (hashtag) ile 17 Mayıs’ta 58 bin tweet atılırken 22 Mayıs’ta 200 bini aşmıştı.
Sosyal medya aracılığı ile akşam 8’de yapılan toplanma çağrısına bu defa 15 Mayıs’takinden daha fazla insan katıldı ve meydana daire şeklinde çadırlar kuruldu.
İzleyici iken aktör olan yüz binler meydana geliyordu.
“Biz Facebook’ta değiliz. Biz sokaklardayız” en yaygın paylaşılan Facebook mesajı idi.
Facebook durum mesajı yerine metro duraklarına boya ile kalemlerle durum mesajları yazıyorlardı. Metro duraklarının girişine başkaları durup okusun diye notlar yazıp asıyorlardı.
İnternet forum ve tartışma gruplarına katılmak yerine meydandaki komisyon, meclis ve çalışma gruplarına katılmışlardı. Facebook’taki dürtme yerine sık sık toplu kucaklaşma faaliyetleri yapıyorlardı.
Meydanı terk ettiler!
19 Haziran tarihinde Öfkeliler kamplarını kaldırmaya karar verdi. Kampı sürdürmenin fiziki zorlukları, çevredeki otel ve işyerlerinden gelen şikayetler gerekçe gösterildi. Geride “InfoSol” anıtını bıraktılar. Tabii polis Öfkeliler, meydanı bırakır bırakmaz bu anıtı yıktı.
Bir ay sonra İspanya’nın farklı noktalarından başlatılan bir yürüyüş 22 Temmuz’da Madrid’de birleşti. Yürüyüşe katılanlar geçtikleri kasaba ve köylerde yürüyüşün nedenlerini anlattılar, yolda başkaları da katıldı. 23 Temmuz’da Madrid Puerto del Sol meydanında 250 bin kişilik bir gösteri daha yapıldı. Ağustos ayında Meydan tekrar işgal edilmeye çalışıldı ama polis bu girişimi engelledi.
Öfkeliler Hareketi kendisini genişletmeye karar verdi ve diğer şehirlerde “Öfkeliler Yürüyüşleri” düzenlediler, semt meclisleri kurdular. Küreselleşme karşıtı dönemdeki söylem ve pratikler oraya çıktı. Madrid’deki eylemciler haftalık “Sol” meydanında meclis toplantıları yapmaya karar vererek; Barcelona’dakiler ise merkezi bir meclisi sürdürmeden sadece semtlerde devam etme kararı verdiler. Böylece bazı görüşlere göre Barcelona’da “merkez odağı”nı kaybeden hareket intihar etmiş oldu.
Facebook ve Öfkeliler: Bazı sonuçlar
İşgal edilmiş meydanlar, tarihsel sosyal özellikleri nedeni ile eylemlerde hayati önem taşır. Sosyal medya kitlesel oturma eylemlerinde “duygusal cazibe”nin korunmasını sağlamıştı.
Facebook sayfaları, tweetler, yazılar, fotoğraflar, işgal edilmiş meydanlar etrafında bir duygusal dokunun, örtünün sürekli olarak örülmesine, dağınık toplulukları birbirine bağlanmalarına yarıyordu.
Sol.tv web sitesinin internet üzerinden yaptığı yayınları protestonun ilk haftasında neredeyse 10 milyon kişi ziyaret etmişti. Meydandan haber ve bilgi aktarmak üzere tomalaplaze.net (sokakları alın) ve tomalosbarrios.net (semtleri alın) gibi haber siteleri işlevli idiler.
Barcelona’da meydanda 2 bin kişi varken Facebook sayfaları 15 günde 2 milyon ziyaretçi aldı. Fiziksel olarak meydanlara gelemeyenlerin kendilerini hareketin parçası olarak hissetmeleri internet sayesinde olmuştu.
2011 yılının sonuna doğru yerel meclislerin sayısı azalmaya başlamış hareket sönmeye yüz tutmuştu. Öfkeliler Hareketi içinde Ilımlılar ile Radikaller arası tartışmalar ortaya çıktı
DRY -Democracia Real Ya Facebook sayfası kurucularından birisi yasal bir örgüte çevirme kararı verince, hareketin bir ağ olarak kalmasını isteyen grupla ayrıştılar ve bölündüler.(*)
Öfkeliler hareketindeki seferber olma sürecinde internetin ve sosyal medyanın rolü çok büyüktü. Ancak Hareket’i sadece Facebook ve Twitter etkisi üzerinden açıklamak eksik olacaktır
Eylemciler Mısır’da olduğu gibi internet erişimi olmayanlara, sokaklara yönelmişler, geleneksel yüz yüze iletişim yöntemleri afiş vb yöntemleri kullanıyordu. Sosyal medya insanları meydana toplamakta şüphesiz çok önemliyken, fiziksel toplanmadan sonra internetin önemi azalıyordu. Ayrıca La Sexta gibi TV kanalları El Pais ve El El Publico gibi ilerici gazetelerin de Öfkeliler Hareketi’ne katkısını küçümsememek gerekiyor.

Peki sizce İspanya’da olanlar için Facebook ve Twitter devrimi demek yerine, hareketin başlarında harekete geçirici güç olarak sosyal medyanın çok iyi kullanıldığı, meydanda toplandıktan sonra başrolü sokağın ve yüz yüze iletişimin oynadığı, sosyal medyanın destekleyici rolünü sürdürdüğü bir süreçtir demek daha doğru olmaz mı?

(*) Podemos (yapabiliriz) Partisi Öfkeliler Hareketinin üzerine inşa edildi… 2014 tarihinde kurulan parti AP seçimlerinde %8 oy aldı  
Bir politik sahtekârlık olarak Podemos – Alejandro Lopez
Bu yazıya VPN kullanarak erişebilirsiniz.

(Bu yazı 06.01.2015 tarihinde sendika.org da yayınlanmıştır)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hollywood hep aynı masalı anlatıyor: Kahramanın Sonsuz Yolculuğu – Önder Özdemir

Hollywood’daki “cadı avı” ve direnenlerin filmi: Cadı Kazanı – Önder Özdemir

Bir kasaba, bir tablo, bir film, bir konçerto ve Faşizm – Önder Özdemir