Faust, Mephisto ve ruhunu şeytana satanları anlatan bir film – Önder Özdemir

Bir edebiyat klasiği olarak Faust
Johann Georg Faust, Almanya’da 1466-1541 arasında yaşamış aynı zamanda ‘büyü’ ile de uğraştığı iddia edilen astrolog ve simyacıdır. Ölümünden sonra hakkında destan kitapları yazılmaya başlar.[1] Ve zamanla Faust, Almanya’nın en çok bilinen destan kahramanı olur. Christopher Marlowe tarafından yazılan “Doktor Faustus’un hayatı ve ölümünün trajik tarihi” isimli oyunu 1604 yılında İngiltere’de yayımlanır ve böylece ünü Almanya’yı aşar.
Ama Johann Wolfgang von Goethe tarafından yazılan Faust, en bilinenidir.
Aslında Goethe neredeyse tüm hayatı boyunca Faust yazmıştır denilebilir. Goethe, ‘Faust bölüm 1’ i 1806 yılında tamamlar. 1829 yılında bir kez günceller. Bir yandan da ikinci bölümü yazmayı sürdürür. ‘Faust: Trajedinin ikinci bölümü’ Goethe’nin öldüğü 1832 yılında yayınlanır.
Goethe’nin Faust’u, bilim için tüm ömrünü harcamış ve tüm dünyevi hazlardan uzak durmuştur ama mutsuzdur; insana olan inancını kaybetmiştir ve karamsardır.
Mephisto’nun ona verdiği fırsatlarla yaşamı boyunca tüm zevkleri tadar; kariyer, güç elde eder.
Geothe’nin Faust’u bugüne kadar birçok oyuna, romana, operaya, filme ilham vermiştir.[2]
Bir roman: Mephisto
Nobel ödüllü Alman edebiyatçı Thomas Mann’ın oğlu Klaus Mann’ın 1936 yılında yayımlanan romanı Mephisto, aslında tiyatro sanatçısı Gustaf Gründgens’in yaşam öyküsünü anlatır. Romanda mevki, şan, şöhret için ruhunu şeytana satan bir karakterin öyküsü vardır.
Romanın yazarı Klaus Mann’ın kız kardeşi Erika Mann ile 3 yıl evli kalan Gründgens’in Nazi iktidarı dönemindeki yükselişi anlatılır.
Gründgens 1920’li yıllarda önce Hamburg sonra Berlin’de sol-sosyalist tiyatro oyunları sergileyen ve işçi toplantılarına katılan birisidir.
1933 yılında Hitler iktidara geldikten sonra tercihini Nazilerden yana yapar; şan, şöhret ve mevki basamaklarını hızla tırmanır. Prusya Başbakanı ve Gestapo’nun kurucusu olan Hermann Göring ile yakın ilişkiler kurar. Prusya Devlet Tiyatrosu’nu yönetir, Nazi ideolojisinin kültür elçisi olur ve Nazi iktidarını kültürel alanda temsil eder. Nazi propaganda filmlerinde yönetmen ve oyuncu olarak rol alır.[3]
Romanda anlatılmayan savaş sonrası öyküsünde ise Gründgens, Naziler yenildikten sonra 1945 yılında kısa süre cezaevinde kalır.
1943 yılında hayatını kurtardığı aktör Ernst Busch’in girişimi ile hapisten kurtulur.  1955 yılından itibaren devlet tiyatrosuna geri döner. 1960 yılında Peter Gorski tarafından yapılan Faust filminde Mephisto rolünü oynar. 1963 yılında ise çıktığı dünya turunda Manila’da intihar eder.
Bir film: Mephisto
Macar yönetmen Istvan Zsabo, Klaus Mann’ın kitabı Mephisto’yu aynı isimle sinemaya uyarlar ve film 1981 yılında Macaristan’a “En iyi yabancı film” Oscar ödülünü getirir. Yönetmen filmde daha çok romanın ikinci bölümüne odaklanır.
Romanın baş karakteri Gustaf Gründgens’i, filmde Hendrik Höfgen olarak izleriz. Höfgen Weimar Cumhuriyeti günlerinde sol sosyalist idealist bir tiyatro oyuncusudur.
Oyuncu Klaus Maria Brandauer, filmde Höfgen rolüyle müthiş bir oyun çıkarır.
Höfgen, Mephisto oyununu oynadığı bir gösteride Prusya Başbakanı Göring’in dikkatini çeker. Filmde Göring ile yakınlığını, onun Nazi iktidarına hizmetlerini ve iktidarın ona sunduğu nimetleri izleriz.
Yavaş yavaş en yakınındakiler Nazi toplama kamplarına gönderilir. Onun durumunda olanların bugün bile sürekli tekrar ettiği mazeretleri sıralar:
“Her şey kötüye giderken birileri daha iyi bir dünya için değerlerimizi korumak zorunda. Tiyatro ve sanat gibi gerçek değerler her şeyin üstünde yükselebilirler.”
“Ama ben şimdiki pozisyonumla insanlara yardımcı oluyorum.”
“Eğer görevimden ayrılırsam yerimi daha iyi birisi almayacak.”
“Aralarında iyi insanlar var.”
Siyahi dans hocası ve sevgilisi Juliette ise gerçekleri sürekli onun yüzüne vurmaktadır: “Bu insanları meşrulaştıran bir vitrindesin. Shakespeare oyunlarında oynayabiliyor olman onlar için ‘düşündüğünüz kadar kötü değiliz’i kanıtlayan bir süs sadece.
Sevgilisi Juliette sırf deri rengi siyah olduğu için sınır dışı edildiğinde Höfgen sessiz kalır; tiyatro oyuncusu en yakın arkadaşı Gestapo tarafından evinden alındığında o Devlet Tiyatrosu’nun başındadır ve başbakana çok yakındır. Başbakan Göring’e çıkar ve yardım ister. Göring ise “Sen işine bak! Karışma! Kendi işinle ilgilenmen senin için daha iyi olur. Böylece bir böcek gibi ezilmezsin. Şimdi defol aktör!” diyerek onu kovduğunda yine sessiz kalır.
Sokaklarda eski yoldaşları, solcular, Yahudiler tek tek avlandığında yolunu değiştirir ve hep sessiz kalır.
Diğer taraftan Göring’in doğum günü partisi için Devlet Tiyatrosu binasında devasa bir parti verir. Nazi iktidarının ve yaptıklarının bir parçasıdır artık.
Filmin son sahnesinde Göring ile yeni dev amfi tiyatroda ışıkların altında “Benden ne istiyorlar. Ben sadece bir aktörüm” demesi düştüğü acınası durumu gözler önüne serer.[4]

Bugün ruhunu satanlar

Faust her daim güncel. Çünkü güce yaslananlar, ruhunu şeytana satanlar hep olacaktır.
Bugün bile bile kötüyü seçenlere bakıldığında birçok Faust öyküsü görmek mümkün.
Müzik, sinema, TV, medya dünyasından birçok isim diktatörlüğün kültür vitrininde kendilerini sergiliyorlar. Sizce orada olmalarını açıklamak için Mephisto filmindeki Hendrik Höfgen’in mazeretlerini mi sıralıyorlar?
Bugün ruhunu Saray’ın bahçesinde satanlara iyi bakın. Bu diktatörlük koşullarında gücün yanında yer alarak mesleki avantajlar elde ediyorlar.
Faust, dünyadaki mutluluk karşılığı ruhunu Mephisto’ya satmıştı.
Gustaf Gründgens, Nazi iktidarının bir parçası olmuştu.
Bugün diktatörlüğün yanında onursuzca duranlar, yarın Faust ve Gründgens’le beraber anılıyor olacaklar.
Dipnotlar:
[1] Johann Spies tarafından Historia von D. Johann Fausten adıyla 1587 yılında yazılan destan kitapçığı (chapbook) ilk yazılı Faust olduğu iddia edilir.
-1814 Franz Schubert  “Gretchen am Spinnrade” (D 118; Op. 2).
-Robert Schumann’s secular oratorio Scenes from Goethe’s Faust (1844–1853)
-Hector Berlioz’s “légende dramatique” La damnation de Faust (1846)
-Franz Liszt’s Faust Symphony (1857)
-Charles Gounod’s opera Faust (1859)
-Arrigo Boito’s opera Mefistofele (1868; 1875)
-Mahler’s Symphony No. 8 (1906)
-F. W. Murnau’ın filmi Faust (1926)
-Randy Newman’s musical Faust (1993)
-Jan Švankmajer’s film Faust (1994)
-Alexander Sokurov’s film Faust (2011)
-Amerikan müzik grubu Kamelot konsept albümü Epica ve The Black Halo Faust’tan etkilenmiştir.
-Amerikan müzik grubu Agalloch’s Faustian Echoes Goethe’nin çalışmalarını temel almış
[3] Gottbegnadeten-Liste (Tanrı hediyesi liste) ile Nazi kültürünün temsilcileri listesi hazırlandı. Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ve Adolf Hitler tarafından 1944 yılında oluşturulan liste 1041 resim ve heykel sanatçısı, müzisyen, besteci, oyuncu, yazar, mimardan oluşmuştur. Her biri Nazi propaganda Bakanı Goebels’ten özel bir mektup almıştır. 24 tanesi ise Nasyonel sosyalizmin ulusal hazinesi olarak öncelikli olarak ayrılmış. Besteciler Carl Off, Herbert von Karajan ve Mephisto romanın da kahramanı Gustaf Gründgens bu listede olanlardan bazıları idi.
[4] Mephisto filmini izlemek için aşağıdaki adresi ziyaret etmeniz yeterlidir.
http://sinematek.tv/mephisto-1981/
(Bu yazı sendika.org 3 Eylül 2017 de yayınlanmıştır.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hollywood hep aynı masalı anlatıyor: Kahramanın Sonsuz Yolculuğu – Önder Özdemir

Hollywood’daki “cadı avı” ve direnenlerin filmi: Cadı Kazanı – Önder Özdemir

Nazilerin dolandırdığı “Ankara Casusu”: İlyas Bazna – Önder Özdemir